Ayşe hanım iş yerimize geldiğinde tedirgin bir şekilde içeriye girmişti. Tanışma faslından sonra sorununu anlatmaya başlamıştı. Onun en büyük sıkıntısı vajinismus idi. Ve metalik seslerden nefret ediyordu. Anahtar ve bozuk para sesi…
- Anahtar yada bozuk para sesi duyduğumda kalbim atmaya başlıyor.terliyorum.Sinirlerim boşalıyor.O anda elimde bir silah olsa o sesi çıkaran kişiyi öldürebilirim diyordu.
29 yaşında iki üniversite bitirmiş kültürlü, bakımlı bir bayandı. Öğretmenlik yapıyor. Devam eden birkaç seansta Ayşe hanım başından geçenleri şöyle anlatmıştı.
- Annem üzerimde çok dururdu. Genç kızlık zamanımda sürekli erkeklerden uzak durmamı, namusumu, şerefimi korumamı tavsiye ederdi. Güzel ve çekici bir kızdım. Erkeklerle hiç ilgilenmezdim. Lisedeyken sınıftaki erkek arkadaşlarım beni elde etmek için iddiaya bile girerlerdi. Lise 2 de sınıf arkadaşımın yanında ders çalışacaktık. Kızlarda gelecekti. Evine gideceğimiz erkek arkadaş gelecek kızları telefon ile arayıp işinin olduğunu söylemiş. Ben evine gittiğimde kızların geleceğini söyledi. İçeri girdim. Kimse yoktu. Bir süre sonra bana saldırdı. Yerde boğuşmaya başladık. Ben avazım çıktığı kadar bağırıyordum. Bu sırada kapı çaldı. Başka bir sınıf arkadaşımız gelmişti. Kapıda sesimi duymuş. Hemen içeri daldı. Beni kurtardı. Bu olaydan sonra erkeklerden daha da uzaklaşmaya başladım. Lise son sınıfa gelince kendimi tamamen derslere vermiştim. Bir gün dersimiz boştu. Sınıfta birkaç kişi vardı. Oturmuş ders çalışıyordum. Sınıfın arkasında oturan ve benimle çıkmak için iddiaya giren bir erkek arkadaş vardı. Boyu uzun, tipsiz…. Hiç hoşlanmadığım bir tip. Ben ders çalışıyorum o arkadan sürekli bana laf atıyor. Elinde bir tomar anahtar ve sürekli onları sallıyor.
“Kız Ayşe,seni çok seviyorum”
“Sus be aptal”
“Benimle çıkar mısın”
“Saçmalama tipsiz”
Anahtarları sallamaya devam ediyor.
“Çok tatlısın ya ne olur bana evet de..”
“Defol git başımdan”
Bu şekilde 10-15 dakika atıştık. Sonra bu olayı unuttum. 10-15 yıl sonra metalik seslerden rahatsız olmaya başladım. Son yıllarda rahatsızlığım daha da şiddetlendi.
- Peki,bayanlar anahtar salladığında aynı şekilde olumsuz etkileniyor musun?
- Hayır.Eğer anahtar bir kişinin kemerine takılıysa yine etkilenmiyorum.Sevdiğim biri anahtar sallasa yine tepki göstermiyorum.Ama tanımadığım yabancı erkekler sallarsa bitiyorum o zaman.Ter boşalıyor üzerimden…
Ayşe hanımın seanslarının sonucunda şöyle bir sonuç ortaya çıkmıştı.Namus kavramı çok önemliydi kendisi için. Pavlov'un meşhur köpek deneyinde olduğu gibi anahtar sesine şartlanmıştı. Onu rahatsız eden şey aslında anahtar sesi değildi. Anahtar sesinin çağrıştırdığı anlamdı. Anahtar bir uyarıcı idi. Asıl problem erkekler tarafından cinsel obje olarak algılanması idi. Eşi de kendisini cinsel obje olarak gördüğü için ona tepki gösteriyordu. Psikoterapilerle Ayşe Hanımın düşünce yapısı yeniden yapılandırıldı, farkındalık oluşturuldu ve sorun çözüldü.
Tags:
vajinismusShare:







